Akıcı Konuşma Bozukluğu


Dil ve konuşma bozuklukları içerisinde en yaygın görülenlerden biri akıcı konuşma bozukluğudur.

Amerikan İşitme ve Konuşma Birliği’nin sınıflandırmasına göre gelişimsel ve edinilmiş olarak iki başlıkta incelenir. Edinilmiş bozukluklar psikojenik ve nörojenik akıcılık bozuklukları olup, görülme sıklıkları en düşük olan akıcılık bozukluklarıdır. Bu nedenle araştırmalar ve terapiler gelişimsel kekemelik ve hızlı, bozuk konuşma üzerine yoğunlaşmıştır. Konuşmanın anormal bir hızda ve düzensiz olması olarak kısaca tanımlanan hızlı, bozuk konuşma için günümüzde araştırmalar yapılmaktadır. Hızlı, bozuk konuşma da kekemelik gibi bir konuşma akıcılığı bozukluğudur ancak kekemelikten farklıdır. Aşırı ölçüde hızlı, düzensiz, sıklıkla konuyla ilgisiz sözcük veya ifadeler içeren bir konuşma bozukluğudur. Hızlı, bozuk konuşma için; konuşmanın yavaşlatılması, akıcısızlıkların azaltılması, farkındalığın ve dil organizasyonunun arttırılmasına yönelik terapiler uygulanmaktadır. Çeşitli kaynaklarda farklı açılarına vurgular yapılarak tanımlanan kekemelik en net tanımıyla konuşma akışının ya da ritminin kesintilerle ya da blok gibi engellerle bozulmasıdır.

Kekemelik tanımı biraz daha genişletilip şu şekilde ifade edilebilir:

-Kekemelik, konuşma sırasında nefes alma, sesleme ve sesletim koordinasyonlarını etkileyen istemsiz nöromotor bozulmalar sonucunda ortaya çıkmakta,
-Kekemelik, her zaman olmamakla beraber genellikle kişinin sözcükleri söylerken yaşadığı istemsiz kontrol kaybı olarak,
-Aşırı ve/veya anormal ses/hece tekrarları, uzatmalar, sesli veya sessiz bloklar, ya da bu davranışlardan kaçınma olarak ortaya çıkar ve birçok değişik psikolojik stres ve olumsuz duygularla bağlantılıdır ya da bunlar tarafından tetiklenmektedir.

Kekemeliğin tek bir nedeni yoktur. Yapılan araştırma sonuçlarına göre, çocuklukta başlayan tipik kekemelik fizyolojik faktörler barındırmaktadır. Örneğin, kekemeliği olan bireylerin yaklaşık %50’sinde kanıtlanmış genetik etkiler vardır. Kekemeliğin, stresli ortamlarda artması, nedenlerinin psikolojik olduğunun düşünülmesine yol açmaktadır, ancak bu doğru değildir. Psikolojik faktörler kekemeliği “tetikleyebilir” ya da ortaya çıkarabilir, fakat kekemeliğin nedeni değildirler. Öğrenme ya da alışkanlıklar da kekemelikte önemli rol oynamaktadır. Örneğin kekemeliği olan bireyler, kekelediklerinde kendilerine yardımcı olacağını düşündükleri bazı hareketler yapabilirler.

Ülkemizde, kekeleyenler için çok sayıda kısa dönemli terapi veren ve “iyileşmeyi garanti eden” merkezler bulunmaktadır. Bu merkezlerin çoğunda yeni bir konuşma şekli öğretilir. Bu yeni yollar, akıcılık şekillendirme yönteminin bir türüdür. Genel olarak dil ve konuşma terapistleri bu tarz iyileşme garantilerine şüpheyle yaklaşmaktadır. Çünkü pek çok yaklaşım kekemeliği azaltabilir, fakat çok azı aileyle, arkadaşlarla ve çalışma arkadaşlarıyla normal sohbetler etmeyi sağlayacak bir konuşma biçimi öğretebilir. Konuşma bozuklukları ile ilgili 0212 537 61 60 numaralı telefonumuzdan bizimle iletişim kurabilirsiniz.

Makaleyi Paylaş

Senin de Yorumun Bulunsun..

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir